So Tell The Kadıköy Girls That I’m Back In Town

Daha önce frenlemediğim şekilde kendimi frenlediğim ve daha temkinli davrandığım için sanırım hafiften suçlanmaya başlanıyorum, ve fark edileceği üzere “edebi üslup”lardan sıyrılıyorum. Emin olamadığım en ilginç şey insanın kendine yaptığı en derin arzularıyla ilgili problemli itiraflarının, sanıldığı gibi canımı yakmaması aksine bunlardan hoşlanmam.

Kendimi gerçekten tanıyor ve buna rağmen seviyor muyum yoksa bu benim gerçekten kendime erişememek için koyduğum bir takım güvenlik duvarımı ? Here comes the irony çünkü son 1 yıldır gerçek güvenlik duvarlarını aşarak para kazanıyorum.

Ayakkabılarının altında adımın yazmasını istiyorum derken bunu gerçekten kastediyordum. Sanırım gerçekten sen siyah göz yaşları dökeceksin ve ben bunu gördüğümde paramparça olacağım, aynı daha önce olduğu gibi. Kadıköy kızları diye bir şey yok, alternatif akım aslında ana akımdır ve hiç birimiz özel değiliz, özel olan hepimizin aşağı yukarı aynı olması.

Burası hala okunuyor mu bunu bilmiyorum ama bunu hem çok ister hem de dehşet içinde korkardım.

Mor Çantalı Kız

MP3 Playerımı flash bellek olarak kullandığım zamanlardan bahsediyorum. İçine attığım anime bölümleri, belki güzel çıkar da sana öneririm diye dinlediğim albümler ve bunu elbet tekrar görmek isterim diye ekran görüntüsünü aldığım MSN konuşmaları falan.

Of ne kadar da duygusal değil mi ? İçimdeki kin, sen değil beni bile yendi açıkçası bunu biliyoruz. Anlamadığım ve beni çıldırtan tek şey “neden galip hissetmiyorum ?”. Şimdi sen bana bununla ilgili bilinç altımın en kuytu köşelerinden muhteşem cevaplar verebilirsin belki, ne de olsa beni 10 yıldır tanı-mı-yorsun. Fakat ben biliyorum, galip hissetmiyorum çünkü “Sorry, you’re not a winner”. Fakat fakat üzülmeye gerek yok sonuçta “Insert Your Coin, Please Try Again”.

Özgüven Fabrikası

Özgüvenin benim için biraz farklı bir tanımı var. Sanırım her insanın sadece belli bir miktar özgüveni var ve bunu seçtiği bazı alanlara aktarabiliyor. Bir RPG oyunun karakter oluşturma bölümündeki yetenek ağaçları gibi. Bir bölümü yükseltirken diğer bölüm düşük kalıyor ve sosyal durumlara özgüven puanlarını harcamayanlar ezik kabul ediliyor.

Uzun süredir egomla ilgili kötü yorumlar alıyorum bu yeni bir şey değil, ama itiraf etmelisin ki seni de iyi hissettiren şey bu egoydu. Sana hala yazıyorum ve buralarda taslak olarak kalıyorlar. Seni sevmeyi çok isterdim ve bunu bana yaşatabilir-din.

 

Savoretti Üzerine

İtiraf edebileceğim en ağır şeylerden biri, birileri ölünce benim hayatıma başlayacak olmam. Tüm umutları son ihtimale bağlamak her ne kadar tehlikeliyse, ben o kadar bugünü atlatabiliyorum.

Alternatif gerçekliklerde kendimi oyalıyorum ve kendimi oyaladığımı bilmeme rağmen “aa zaman ne kadar hızlı geçmiş” diyorum. Sanırım kendimi inandıramayacağım bir şey bilmiyorum. Şuan saat 05:03 ve ben yaşadıklarımı, sevdiklerimi unutmamak için notlar düşeceğim. Jack Savoretti’yi ne kadar çok sevdiğimi bütün odam biliyor, Jack Savoretti’nin şarkıları bana onun da berbat bir adam olduğunu anlatıyor ve inanmaz mısın bana yalnız olmadığımı hissettiriyor. Kronolojik sırayla gitmem gerekiyor ve sadece 1 sigaram var.

Saçlarını Kestirmelisin

Bir hayali zevkli kılan %000.1 bile olsa gerçekleşme ihtimali kesinlikle. Bu ihtimalin bile olmadığı yargısına varmak çok zor olsa da ne kadar yaklaşırsam o kadar uzaklaştığım kesin.

2 Boyutlu düzlemde sıkışıp kalmak çok yorucu, x den yaklaşırken y den uzaklaşmak. Ah tabi pişmanlıklar da var bunun en sığ köşelerinde, fakat bu beni yıldırıyor mu ? Kesinlikle hayır. Kimsenin okumayacağı yerlere yazılar yazmak.

Seni bana muhtaç olmadığın zamanlar seviyorum.

Boğulma üzerine

Yüzme biliyorum.

Yüzmek her zaman hayatın ucuz bir metaforu gibi geldi bana. Batmaya başladığını hissettiğinde ve nefes alamadığını anladığında bir süreliğine tamamen tepkisiz, hareketsiz kalırsan kendiliğinden yüzeye çıktığını fark edersin tabi ki bunun sebebi ciğerlerinde ki hava.

Tamamen hareketsiz kalmana rağmen yüzeye çıkamadığını düşün. Bu ciğerlerinin de artık en derin deniz’in sularıyla dolmaya başladığına delalettir, e tabi bu yaptıklarından sonra hakettiğin en sivri dişli ve huysuz adalettir.

Hava Yüzünü Keserken.

Bunalmanın eşiğinden döndüğünü hatırlıyosundur.

Ya şimdi lütfen dürüst ol o gece gerçekten hatalı ben miydim ? Sana birini iyiliği için terk etmenin ne demek olduğunu anlatmaya falan çalışmayacağım, anlatmayı da hiç istemiyorum açıkçası.

Yabancı hissettiğin bir evde, sevişip unutulmak herhangi bir yerde, belki bir tavan arası belki de kilerde, belki de bulursun beni dilersen ilerde.