Bay patates kafa olmak.

Sökülüp takılmak kim ister ? ben ben ben diyenleri duyar gibiyim.

McDonalds, McDonalds olduğu zamanlar Happy Meal’ın hediyesi olarak Woody veya Buzzlightyear gibi karizma ötesi oyuncaklar varken neden Mr Potato Head’i seçtiğimi yeni yeni anlıyorum.

Olay tamamen her şarta uyum sağlamak, insan bunun gerekliliğine bu dünyada geçireceği zamanın gerçekten çok az olduğunu anladığında varıyor sanırım. Düşünsenize cenaze evinde o ruh haline girip 2 saat sonra arkadaşlarınızla Bakırköy’de takıldığınızda neşenizden ödün vermediğinizi ! Kalpsizlik diyen olur mu bilmiyorum ama bence bu tamamen doğal habitat davranışı. Ortam gereği rol yapmadan gerçekten o anı hissedip biraz sonra farklı bir ortamda daha önceki hisleri silmeden üzerine yeni data yazmak..of çok harika.

Tüm hayvanlar alemi içerisinde en sevdiğim hayvan ayıydı her zaman, gel gelelim tahmin edilebileceği üzere bu da bu her ortamda yaşamını devam ettirebilme ve hayatta kalma iç güdüsü kuvveti ile ilgili. Yoksa harika kocaman pençeleri devasa mükemmel dişleri ve cool ötesi vücudu ile alakalı değil..

İşin komiği her duruma uyum sağlayan bu müthiş hayvanların patavatsızlık, görgüsüzlük hatta vurdum duymazlık sıfatı olarak kullanılması.. Yapmayın şöyle şeyler ayı mısınız nesiniz ?

twenty one pilots ve Pasifagresiflik üzerine.

Pasifagresifliğin bir şarkısı olsa kesinlikle Car Radio olurdu sanırım. Twenty One Pilots’ı uzun zamandır bilmeme rağmen yeni yeni bu kadar fazla dinlemeye başladım, adamlar kesinlikle yeni olmayan şeyleri yepyeni bir pakete koyup sunuyorlar ve sanırım uzun zamandır ihtiyacım olan şey de böyle bir şeydi.

Şimdi mantıklı düşündüğün zaman sound kesinlikle modern ötesi. Şarkı sözü kısmına girmiyorum bile gerçekten hissettiğin şeyi şarkıda okumak sanırım en korktuğum şey. Bu adamlar içinse yaptıkları şarkıların ilk kuralı.